Beyin, aldığı bilgileri hem bilinçli hem de bilinçdışı olarak işlemektedir. Bilinçdışımız, beynimizin farkında olmadığımız yanıdır. Aynı zamanda bilinçdışı gerçekte yaşanan fiziksel bir olay ile, hayal edilen bir olayı birbirinden ayırt edemez. Bunun en güzel örneğini sinemada film seyrederken yaşarız. Filmde yaşanan olayların gerçek olmadığını bildiğimiz halde duygusal sahnelerde ağlarken, komik sahnelerde güler, yapılan haksızlıklarda öfkelenebiliriz.Bu durum da bir bakıma film izlerken transa girmiş oluruz. Ve istediğimiz zaman filmden kopabiliriz. Hipnoz da bu şekilde değerlendirilebilir. Hipnoz bir uyku hali değildir, kişin transa geçme halidir. Uyku ile uyanıklık arasında, beynin alfa düzeyinde kalmasıdır. Bu nedenle hipnozdan çıkamama, uyanamama vs. gibi halk arasında inanılan bilgi tamamiyle gerçek dışıdır. Hipnoterapi kişinin kendisi ve yaşam hakkında edindiği yanlış ve zarar verici düşünce kalıplarını değiştirebilmesi amaçlı kullanılan destekleyeci terapi metodudur. Psikoterapi ile desteklenip kişinin bilinçaltı düşünce kalıplarının bilinç seviyesine çıkarılıp, kişide farkındalık yaratılarak uygulanan hipnoterapi seansı kişinin daha hızlı fayda almasını sağlayacaktır.

 

Son olarak hipnoterapi mucizevi bir tedavi yöntemi değil, asıl güç kişinin kendisi de olduğu unutulmamalıdır. Kişi hipnoterapist ile işbirliği içinde olduğunda ve kendisinde değişim yaratmak istediğinde hipnoterapiden hızlıca fayda sağlayacaktır.

Hipnoterapi seanslarımda panik atak, takıntı, özgüven ve özsaygı problemleri, depresyon, ağrı kontrolü, astım, migren, stres, fobi, obezite,alerjik hastalıklar konusunda danışanlarım ile birlikte çalışmaktayım.

HİPNOTERAPİ SEANSLARI

Copyright © 2014 Seçil Besen. All Rights Reserved.