August 11, 2015

March 29, 2015

February 12, 2015

Please reload

son eklenenler

Her Açılan Yara Gözükmez...

March 29, 2017

1/6
Please reload

Affetmek Neden Bu Kadar Zor?

24/12/2014

 

Affetmek Neden Bu Kadar Zor?

Ne kadar da zor değil mi sizi sinirlendiren, üzen, kalbinizi kıran, duygularınızı görmezden gelen, herkesin içinde rencide eden, aldatan… birisini affetmek.

Yaşamınız boyunca bu ve bunun gibi durumları size yaşatan çok fazla sayıda insan ve olayla karşılaşıyorsunuz. Karşılaşmaya devam edeceksiniz de…

Belki o ilk andaki gibi duygusal bir yoğunlukla gelmiyor aklınıza bu hatıralar ama her hatırladığınızda yüzünüzü buruşturup belki içinizden geçirdiğiniz bedduaya engel olamıyorsunuz…Bu olayı yaşatan kişiden intikam alma veya bu kişiyi cezalandırma düşüncesi bile aklınızdan zaman zaman geçiyor. İşte tam da böyle zamanlarda o kadar ço negatif enerji üretiyoruz ki kendi bedenimizde…O kadar çok içimizi zehirliyoruz ki ama farkında değiliz. Her olumsuz düşünce farketmesek de o kişiden daha çok bizi her geçen gün eritiyor…

Bu nedenle affetmek o kadar önemlidir ki bir insan için!

Affetmek o kişinin yaptıklarını unutmak değil, o kişinin size yaşattıklarını görmezden gelmek ise hiç değil…

Affetmek artık içinize akıttığınız zehir musluğunu kapatıp, kendinizi cezalandırmayı sona erdirmektir.

Affedemediğiniz her kişi ruhunuzun üzerinde bir yük olur. Yüklerin sayısı arttıkça ruhunuz bu kadar yükü taşıyamamaya başlar ve kamburu çıkar bir vaziyette bedeninizde varlığını sürdürmeye çalışır. İşte bu yüzden siz “Mış” gibi yaşamın içinde bulursunuz kendinizi. Hiç bir zaman hiç bir yerde tam olamazsınız..Sürekli bir yorgunluk, halsizlik, nedensiz (?) yorgunluk içinde olursunuz. Vücudunuz bir takım sinyallerle kendini size göstermeye çalışarak size “Heyyy bir sorun var, bakar mısın? Benimle ilgilenir misin?” der…Siz görmezden gelerek ağrı kesiciler, sakinleştiriciler belki de alkol ile bedeninizin sesini kısmaya da çalışırsınız…

Bu nedenle “Affetme Çalışmaları” yapmak o kadar önemlidir ki…Bilir misiniz yaşamımızda en çok suçladığımız, en çok yara aldığımız kişiler en yakınlarımızdır. Bir çok danışanım bunu kabullenmekte o kadar çok zorlanıyor ki…Anne, baba, kardeşler bilinçaltımıza ilk olumsuz tohumların atılmasında etkili olan kişilerdir. Çoğu da bunu fark etmeden, istemeyerek yapar…Bu nedenle “Affetme Çalışmaları”nda özellikle kişinin üstesinden gelemediği bu duygunun ilk beynine atıldığı zamana geri dönülür. Bu da genellikle çocukluk dönemidir. Bir kişiyi veya bir olayı affedemiyorsanız da burada şu soruyu lütfen sorun kendinize. Acaba “Ben bu durumdan dolayı kendimi ne kadar suçluyorum?”Belki egonuz ilk başta “Sen asla suçlu değilsin, saçmala…” diyerek sizi yönlendirmeye çalışacaktır. Lütfen ellerinizi kalbinizin üzerine koyup, derin nefesler alarak gözlerinizi kapatıp bu soruyu tekrar sorun kendinize. Beklemediğiniz cevapları duymaya da hazırlıklı olun.

“Affetme Çalışması” çok hassas bir konudur ve bu yüzden aslında kolay gibi gözükmekle birlikte zor bir süreçtir.

Sürece önce kendimizi affederek sonra da çevremizdeki en yakınlarımızı affederek başlamalıyız.

Yaşamınızda yeni bir sayfa açın. Ve bunu hemen bugün yapın…Eski duygusal yüklerinizden kurtarın ruhunuzu… Eski enerjisine, dinçliğine geri dönsün. Kendinize  bir “Affetme Çalışması” seansı hediye edin. Bu bir hediye evet çünkü hediyeler her yaşta insanı mutlu eder, sevildiğini , önemsendiğini gösterir. Ve bu nedenle bu çalışma bir hediye, yaşam denilen zaman boyutunda mutlu olmak ve huzurlu olmayı artık haketmediniz mi? Lütfen bir kez olsun bunu düşünün…

Please reload

Copyright © 2014 Seçil Besen. All Rights Reserved.